28.9 C
Lefkoşa
Ana Sayfa Dünya İsviçreli seçmenler, “nüfusu 10 milyonla sınırlamayı öngören girişim” öncesi derin görüş ayrılığı...

İsviçreli seçmenler, “nüfusu 10 milyonla sınırlamayı öngören girişim” öncesi derin görüş ayrılığı yaşıyor

0
7


İsviçre’de sağcı İsviçre Halk Partisinin (SVP) desteklediği “10 Milyonluk İsviçre’ye Hayır” önerisi için 14 Haziran’da yapılacak halk oylaması, ülke gündeminin ilk sıralarında yer almaya devam ediyor.


Bu öneri etrafında tartışılan konut kiraları, yabancı iş gücü, nüfus yoğunluğu, kamu hizmetlerinden daha iyi yararlanma ve yaşam standartlarını güvence altına alma konusundaki tartışmalar daha da derinleşiyor.


İsviçreli seçmenler, bu tartışmaları dikkatlice takip ederken, tercih konusunda ikiye bölünmüş durumda.


Öneriye ilişkin partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının kampanyaları sürerken, anketlerde oldukça “kutuplaştırıcı” olarak nitelenen oylamaya ilişkin lehte ve aleyhteki oranların neredeyse eşit veya bıçak sırtı olması dikkati çekiyor.


Alumuddin Usmani, “Bu girişimi destekliyorum çünkü İsviçre’nin göçü makul ve sürdürülebilir bir şekilde düzenlemesi gerektiğine inanıyorum. Esas olarak göçten bahsediyorum çünkü neredeyse dokuz buçuk milyonuz ve bu girişim sadece düzenlemeyi amaçlıyor.” dedi.


Önerinin kabul edilmesi ve nüfusun 9,5 milyonu aşması halinde parlamentonun önlemler alacağına işaret eden Usmani, bu kapsamda sınırların kapatılmayacağını, ekonomi için yine de bazı vasıflı işçilerin alınacağını belirtti.


Usmani, “Belki de sığınmacı sayısına karşı önlemler alacaklar ve bence bu iyi.” diye konuştu.


Önerinin kabul edilmesi halinde AB ile sorunlar yaşanmasına ilişkin olasılığa değinen Usmani, İsviçre’nin Birliğin üyesi olmadığını kaydetti.


Usmani, AB ile yaşanabilecek sorunları çok önemsemediğini, Schengen bölgesi ile İsviçre sınırlarının açık kalmaya devam edeceğini ve sığınmacıları kabul etmedikleri için bu öneriyi destekleyeceklerini vurguladı.


“Nüfus, sahip olduğumuz düşük doğurganlık nedeniyle kendi kendini sınırlayacak”


Pierre Eckert ise nüfusla ilgili uydurma veya sahte bir sorunun ortaya atıldığını dile getirerek, “İsviçre’deki doğum oranı o kadar düşük ki 2050’de bile bu 10 milyonu zar zor aşacağımız söyleniyor.” ifadesini kullandı.


AB’den gelen göçün “serbest dolaşım” nedeniyle durdurulmayacağını söyleyen Eckert, burada savaş halindeki Afganistan ve Eritre gibi ülkelerden göçün durdurulmak istendiğini belirtti.


Eckert, “Nüfus, sahip olduğumuz düşük doğurganlık nedeniyle kendi kendini sınırlayacak. Tamam, bu bir sorun. Sorun şu ki göçü durdurursanız İsviçre’deki tüm ekonomik alanlarda sorunlar yaşarsınız. Sağlık alanında, hastanelerde yurt dışından insanlara ihtiyacımız var. İsviçrelilerin yapmak istemediği her türlü iş için onlara ihtiyacımız var.” şeklinde konuştu.


Girişimin kabul edilmesi halinde AB ile ilişkilerin de karmaşık olacağına vurgu yapan Eckert, halihazırda İsviçre’nin AB ile bir anlaşma bulma yolunda olduğunu kaydetti.


Eckert, “Bence AB İsviçre için ekonomik konuların yanı sıra kültürel alanda da çok önemli. Avrupa ile alışveriş yapmak iyi bir şey. İsviçreliler Avrupalı. Avrupa ile birlikte kalmamız gerektiğine çok ikna oldum. (Girişime) Kesinlikle hayır diyeceğim. Ancak sonucun birbirine çok yakın olacağını biliyorum.” dedi.


“Bence altyapı konusunda büyük bir eksiklik var”


Ekaterina Nozdrina, girişime destek vereceğini söyledi.


Nozdrina, “Bence altyapı konusunda büyük bir eksiklik var. İsviçre, 2002’de AB ile göç anlaşmasını imzaladığından beri 25 yılda nüfusumuzda yüzde 25’lik bir artış oldu. Sorun şu ki altyapımız bu artışa uyarlanmamış durumda. Bu yüzden yollarımız kalabalık, hastaneler baskı altında, okullar endüstriyel olarak inşa edilmiş ve her şey baskı altında. Bunun nüfus üzerindeki çok kötü bir etkisini hissediyoruz.” diye konuştu.


Bu girişimin göçü sonlandırmakla ilgili olmadığını savunan Nozdrina, sürdürülebilir bir nüfus artışı istediklerini belirtti.


Nozdrina, “Burada refahımız var, bu refah azalıyor ve bunu hissediyoruz. Bu yüzden refahımıza geri dönmek için bazı girişimlerde bulunuyoruz. (AB ile) Bu girişimin göçün tamamen durdurulacağı anlamına gelmediğini düşündüğüm için herhangi bir sorun yaşayacağımızı sanmıyorum. Zaten ekonomik büyümeye yardımcı olmak için her yıl İsviçre’ye yaklaşık 40 bin kişinin gelmesine izin verilecek. Sürdürülebilir bir kalkınma istiyoruz ve bu bizim hedefimiz.” ifadelerini kullandı.


“Bu girişimin sorunu, hiçbir cevap getirmemesidir”


Christian Bauwens ise nasıl bir oy kullanacağına henüz karar vermediğini dile getirdi.


Bunun bir partizan girişim olduğunu ve içinde bulundukları zamanın özelliklerini yansıttığını kaydeden Bauwens, “Bu, kaos ve belirsizliğe neden olan bir girişim ancak İsviçre halkının istihdam konusundaki endişelerini biraz da olsa yansıtıyor. İstihdam sorunlarımız var, ev bulmakta sorun yaşıyoruz.” şeklinde konuştu.


Bauwens, ulusların dost olduğuna ve ülkelerin bir arada olması gerektiğine inandığını vurgulayarak, İsviçrelilerin kendilerine “bir şeyin dayatılmasına” dair bir sorun yaşadığını ve bu girişimin insanların bu sorunları çözebileceğini düşünmelerini sağladığını dile getirdi.


Bu girişimin sadece metinden ibaret olduğunun altını çizen Bauwens, şunları kaydetti:


“Sorun şu ki göçü sınırlamayı savunanlar gezegende istedikleri gibi dolaşmakta özgürler. (Girişim) Hiçbir sorunu çözmüyor. Nasıl uygulayacaklarına, ne yapacaklarına dair hiçbir fikirleri yok. Bu girişimin sorunu, hiçbir cevap getirmemesidir.”


Öneriye göre nüfusun 9,5 milyonu aşması halinde yasal adımlar gerekecek


Hem hükümet hem de parlamento, nüfus artışını sınırlamayı amaçlayan girişime karşı çıkmasına rağmen karşı öneri sunmadı.


SVP, “sürdürülebilirlik girişimi” olarak adlandırılan bu öneriyle, İsviçre’nin daimi ikamet eden nüfusun 2050’den itibaren 10 milyonu aşmamasını veya düzensiz göçü önleyerek yalnızca doğumların ölümlerden fazla olması nedeniyle bu sayıya ulaşmasını sağlamayı hedefliyor.


Referandumda oylanacak öneriye göre, nüfusun 2050’den önce 9,5 milyonu aşması halinde Federal Konsey ve Parlamento, özellikle “iltica ve aile birleşimi alanında” bu sınıra uyulmasını sağlamak için önlemler almak zorunda kalacak.


Girişim metnine göre İsviçre, istisna veya koruma maddeleriyle ilgili olarak “nüfus artışını teşvik eden uluslararası anlaşmaları” yeniden müzakere etmek durumunda kalacak.


SVP’nin desteklediği referandum kampanyasını yürütenler, nüfusun aşırı şekilde artışının altyapıyı zorladığı, kira fiyatlarını artırdığını ve ulusal kimliği değiştirdiğini savunuyor.


Federal Konsey ve parlamentonun çoğunluğuna göre ise bu girişim, sorunları çözmenin aksine yeni problemlere neden olacak.


Girişimi destekleyenler, bu önerinin göçü kontrol altına almak ve sınırlamak için mantıklı olduğunu ileri sürüyor.


İsviçre’nin nüfusunun halihazırda 9,1 milyon civarında olduğu biliniyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz