Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının teknoloji bağımlılığıyla mücadele etmek ve aile içi iletişimi güçlendirmek amacıyla İstanbul’da hayata geçirdiği “dijital detoks” kamplarının yıl sonuna kadar kentin 39 ilçesine yayılması hedefleniyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesinin ardından açıklanan vizyon doğrultusunda, 2026-2035 dönemi “Aile ve Nüfus On Yılı” olarak belirlendi. Bu kapsamda İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, aile bağlarını güçlendirmek ve teknoloji bağımlılığına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla kentin farklı ilçelerinde “dijital detoks” kampları düzenliyor.
Kamplardan biri Sarıyer ilçesine bağlı Rumelifeneri Mahallesi’nde bulunan Gençlik ve Spor Bakanlığı Marmaracık Gençlik Kampı’nda gerçekleştirildi. Yeşil ve mavinin buluştuğu kamp alanında aileler ve çocuklar, doğayla iç içe bir ortamda kültürel ve sportif etkinliklerle dolu bir gün geçirdi.
Aile içi iletişimi güçlendirmeyi ve bireylerin dijital dünyadan bir süre uzaklaşarak birlikte daha kaliteli zaman geçirmelerini amaçlayan kampta katılımcılar, cep telefonu, tablet ve bilgisayar gibi dijital cihazlardan uzak kalarak doğayla iç içe vakit geçiriyor.
Kamp programında halat çekme, çuval yarışı, yumurta taşıma, sandalye kapmaca ve yakar top gibi geleneksel oyunların yanı sıra okçuluk, kano, voleybol, basketbol, futbol, masa tenisi ve langırt gibi sportif aktiviteler de yer alıyor.
Etkinlikler aracılığıyla aile içi etkileşimin artırılması, empati duygusunun güçlendirilmesi ve doğaya yönelik farkındalığın geliştirilmesi hedefleniyor.
“Dijital yaşamla kurduğumuz ilişkiyi gözden geçirmek için bu etkinlikler çok kıymetli”
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Turan, “Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle 2025 yılı Aile Yılı ilan edilmişti. 2026 yılında da Aile ve Nüfus On Yılı ilan edildi. İstanbul’umuzda kıymetli Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş’ın emir ve talimatlarıyla da 39 ilçemizin tamamında bu kampları yapacağız. Yıl sonuna kadar da hepsi bitmiş olacak. Şimdiye kadar 70 civarında kamp yaptık.” diye konuştu.
Turan, gelecek yıllarda da bu kampları yapmaya devam edeceklerini, dijital dünyadan çıkıp, gerçek dünyanın güzelliklerini görerek hayata yeniden anlam kazandırmaya çalışacaklarını dile getirdi.

Ailenin güçlendirilmesi anlamında çok farklı etkinlik ve faaliyetler gerçekleştirdiklerini kaydeden Turan, “Dijital detoks özel bir etkinlik. Dünyada dijitalden kaçma şansımız yok. Ancak zaman zaman ara vermek, kendimize alan açmak ve dijital yaşamla kurduğumuz ilişkiyi yeniden gözden geçirmek için bu tarz etkinlikler çok kıymetli.” dedi.
Turan, kampta ailelerin, dijital dünyadan uzak kalarak farklı etkinlikler ve faaliyetlere katıldığı, birbirleriyle daha fazla etkileşim kurduğu ve hayatın farklı renklerini deneyimlediği güzel bir sürece tanıklık ettiklerini anlattı.

Kampta ailelerin doğayla iç içe vakit geçirdiğini söyleyen Turan, “Ailelerin kendi içlerinde kaliteli zaman geçirmeleri çok önemli. Daha organik ilişkiler geliştirerek ve daha güçlü bağlar kurarak hem çocuklarımız hem de kendimiz için daha sağlıklı bir gelecek inşa edebiliriz. Dijital dünyaya kısa süreli ara vermenin, daha mutlu ve daha müreffeh bir gelecek açısından son derece kıymetli olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
“Bu kamplar dijital platformların önüne geçiyor”
Kampa katılan 2 çocuk annesi ev hanımı Semra Ataç, sosyal medya ve televizyondan uzak kalmanın çok güzel olduğunu söyledi.
Aileyle bir arada olmanın ve sosyalleşmenin önemine dikkati çeken Ataç, çocukların sosyal medyadan uzak şekilde, böyle yerlerde dinlenip eğlenirken çok mutlu olduğunu dile getirdi.
Semra Ataç’ın 16 yaşındaki oğlu Mehmet Zülfü Ataç da kampa annesi ve ablasıyla geldiğini ifade etti.

Mehmet Zülfü Ataç, “Ablamla beraber spor salonuna gidip voleybol oynadık, çok eğlendik. Dijital bağımlılıktan uzak kalıp bu kamplarda sosyalleşebiliyoruz, yeni insanlarla tanışıyoruz. Dijitalden uzak kalmak beni mutlu ediyor. Sürekli telefonla oynuyoruz. Arkadaşlarıma, bu kamplara katılıp telefondan uzak durarak eğlenmelerini tavsiye ediyorum.” dedi.
Ailesiyle kampta çok mutlu olduğunu dile getiren Medine Ataç da “Kanoya katıldım. Telefondan ben de uzak kalamıyordum ama başka şeylere vakit ayırınca telefondan uzak kalmaya alışılıyor. Bu kamplar dijital platformların önüne geçiyor, teknolojiden uzak kalmamızı sağlıyor.” diye konuştu.
Üç kuşak “dijital detoks” kampında
78 yaşındaki Şaduman Eğilmez kampa kızı Aslıhan Eğilmez ve torunu Ayşenur Altan ile katıldı.
İstanbullu olduğunu belirten Şaduman Eğilmez, “Torunum okula gidiyor, kızım çalışıyor, ben de evde yemeklerini yapıyorum. Kampı çok güzel buldum, burası dinlenme kampı. Cumhurbaşkanımızı çok seviyorum. Bu kampta aile birlik beraberliği çok güzel oluyor. Eski dostluklar sohbetler kalmadı, herkesin elinde telefon bir kenara çekiliyor. Gençler gerektiği zaman bu kampları kullanmalı.” ifadelerini kullandı.
Annesiyle kampa katılan 10 yaşındaki Zehra Danışman ise kampta farklı aktivitelere katıldığını, oyunlar oynadığını ve keyifli vakit geçirdiğini anlattı.
Kampa annesi ve ablasıyla katılan 12 yaşındaki Mehmet Emir Oturakçı da “Teknolojiden tamamen uzak kalmak beni cezbetti. Detoks kampında bir süre de olsa telefon ve dijitalden uzak kalmak sağlığa fayda sağlıyor.” dedi.



