31.7 C
Lefkoşa
Ana Sayfa Kıbrıs Cevdet Yılmaz: Kıbrıs meselesinin en gerçekçi çözümü iki devletin yan yana varlığıdır

Cevdet Yılmaz: Kıbrıs meselesinin en gerçekçi çözümü iki devletin yan yana varlığıdır

0
8

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kıbrıs meselesinde en gerçekçi çözümün adada iki egemen devletin yan yana var olmasından geçtiğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi gerektiğini söyledi. Avrupa Parlamentosu’nun 1974 Barış Harekâtı’na ilişkin kararına da sert tepki gösteren Yılmaz, kararı “yok hükmünde” olarak değerlendirdi.

Yusuf Bahadır AYDIN

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Başbakan Ünal Üstel ile düzenlediği ortak basın toplantısında Kıbrıs sorununa ilişkin önemli mesajlar verdi.

Kıbrıs meselesinin çözümünde geçmişte defalarca denenmiş modellerin sonuç vermediğini belirten Yılmaz, adada kalıcı ve gerçekçi bir uzlaşının ancak iki egemen devlet temelinde kurulabileceğini vurguladı.

“En gerçekçi çözüm iki devletin yan yana varlığıdır”

Yılmaz, “Kıbrıs meselesinin en gerçekçi çözümü, adada iki devletin yan yana var olmasından geçmektedir.” dedi.

Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarının teslim edilmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, “Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü kabul edilmelidir. Kıbrıs Türk halkının maruz bırakıldığı insanlık dışı yaptırımlar ve izolasyonlar ortadan kaldırılmalıdır.” ifadelerini kullandı.

İki egemen ve eşit devlet temelinde ortak yaşamı ilgilendiren alanlarda iş birliğinin mümkün olduğunu kaydeden Yılmaz, kuraklık, iklim değişikliği, tarım ve enerji gibi konularda ortak projeler geliştirilebileceğini söyledi.

Yılmaz, Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının huzuru, güvenliği ve refahı için yürütülen iş birliğini aynı kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı.

Avrupa Parlamentosu kararına sert tepki

Avrupa Parlamentosu’nun 1974 Barış Harekâtı’na ilişkin aldığı karara değinen Yılmaz, Türkiye’nin söz konusu kararı hiçbir şekilde tanımadığını söyledi.

Yılmaz, “Bu kararı hiçbir şekilde tanımıyoruz. Yok hükmünde bir karar olarak görüyoruz.” dedi.

Avrupa Parlamentosu’nun Rum tarafının propagandasına alet olduğunu savunan Yılmaz, alınan kararın tarihi gerçeklerden uzak olduğunu belirtti.

“Hiçbir temeli olmayan bu karar ve iddialar bizim nazarımızda hiçbir kıymete sahip değildir.” diyen Yılmaz, kararın Türkiye’ye veya KKTC’ye değil, Avrupa Parlamentosu’nun itibarına zarar verdiğini ifade etti.

Yılmaz, “Bu karar ne Türkiye Cumhuriyeti’ne ne de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne zarar verir. Ancak Avrupa Parlamentosu’nun itibarını azaltır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Barış Harekâtı tüm adaya huzur getirdi”

1974 Barış Harekâtı’nın üzerinden 52 yıl geçtiğini hatırlatan Yılmaz, bu süre boyunca adada huzur ve güven ortamının hakim olduğunu söyledi.

Barış Harekâtı’nın yalnızca Kıbrıs Türk halkı için değil, Rum tarafı için de güvenli bir ortam oluşturduğunu belirten Yılmaz, iki tarafın da bu süreçte kalkındığını ve demokratik yapılarını geliştirdiğini ifade etti.

Yılmaz, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirdiği Barış Harekâtı tüm adaya fayda sağlamış, huzur ve güven getirmiştir.” dedi.

Harekât öncesindeki gelişmelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, Nikos Sampson darbesini ve EOKA’nın Kıbrıs Türk halkına yönelik saldırılarını hatırlattı.

“Avrupa Parlamentosu biraz tarihe baksın.” diyen Yılmaz, gündelik siyasi polemiklerle tarihi gerçeklerin çarpıtılamayacağını söyledi.

“Türkiye garantörlük hakkını kullandı”

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 1974’te uluslararası hukuk çerçevesinde adaya müdahale ettiğini belirten Yılmaz, Türkiye’nin garantör ülke sıfatıyla hareket ettiğini ifade etti.

Yılmaz, “Türk Silahlı Kuvvetleri, uluslararası hukuk çerçevesinde, garantör ve anavatan Türkiye olarak Kıbrıs’a geldi. Süreç meşru ve hukuki şekilde gerçekleşti.” dedi.

Adada güvenliğin sağlanmasının kalkınma ve demokrasinin temel şartı olduğunu belirten Yılmaz, 1974 sonrasında oluşan güven ortamının iki taraf için de önemli kazanımlar sağladığını söyledi.

Avrupa Parlamentosu’na Gazze çağrısı

Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs konusunda aldığı kararı eleştiren Yılmaz, Gazze’de yaşananlara dikkat çekti.

Yılmaz, Avrupa Parlamentosu’nun siyasi bir tavır ortaya koymak istiyorsa öncelikle Gazze’de yaşananlara bakması gerektiğini belirtti.

“Kınanacak bir şey aranıyorsa Gazze’de yaşanan soykırıma bakılmalıdır.” diyen Yılmaz, Rum yönetiminin İsrail hükümetiyle ilişkilerinin de sorgulanması gerektiğini söyledi.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 1974’te müdahale etmemesi halinde Kıbrıs Türk halkının çok daha ağır sonuçlarla karşı karşıya kalabileceğini ifade eden Yılmaz, Kıbrıs Türklerinin geçmişte yaşadığı acıların unutulmaması gerektiğini vurguladı.

“İki kardeş devlet yoluna devam edecek”

Türkiye ve KKTC’nin dışişleri bakanlıkları tarafından yapılan açıklamalara tamamen katıldığını belirten Yılmaz, iki ülkenin yoluna birlikte devam edeceğini söyledi.

Yılmaz, “Kim ne derse desin, biz güçlü bir ülke ve iki kardeş devlet olarak, anavatan Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak yolumuza devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye Yüzyılı’nın aynı zamanda KKTC’nin de ilerleme ve kalkınma dönemi olacağını belirten Yılmaz, Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya devam edeceğini kaydetti.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz