36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Münih Güvenlik Konferansı (MSC) ile Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) iş birliğinde Ankara Palas’ta düzenlenen “Masayı Tersine Çevirmek: Avrupa İçin Bir Güvenlik Sağlayıcısı, Ukrayna” paneline Hollanda Dışişleri Bakanı Tom Berendsen, İsveç Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha katıldı.
Külfet paylaşımındaki değişimin önemine işaret eden Berendsen, savunma harcamalarını ABD istediği için değil, kendileri buna ihtiyaç duyduğu için artırdıklarını belirtti.
Berendsen, “Rusya, Avrupa ve NATO için büyük bir tehdit olmaya devam ediyor. Bu nedenle Ukrayna’nın kavgası, bizim kavgamız.” dedi.
Ukrayna’ya desteğin ve Rusya’ya baskının artırılması gerektiğini kaydeden Berendsen, Hollanda’nın barış görüşmelerine varılması için sorumluluk almaya hazır olduğunu dile getirdi.
Ukrayna’ya desteğin artırılması çağrısı
Stenergard da Ukrayna’ya yönelik desteğin yetersiz olduğundan bahsederek, maddi desteğin artırılması gerektiğini söyledi.
İskandinav ülkelerinin nüfusunun NATO’nun çok azına tekabül etmesine rağmen Ukrayna’ya yönelik desteğin 3’te 1’ini bu ülkelerin verdiğini dile getiren Stenergard, “Eğer diğer ülkeler de bizim kadarını yapsaydı, savaş çoktan sona ermiş olurdu.” dedi.
Stenergard, savaş sonrasında Ukrayna’nın yeniden inşasının, barışın sürdürülmesinde büyük önem taşıyacağını vurgulayarak, Rusya’ya yönelik baskı ve yaptırımların artırılması gerektiğini yineledi.
Güvenlik garantileri talebi
Sybiha da savaşın ilk aylarında ortaklarından destek almakta çok zorlandıklarını belirterek, ülkesinin dirençli tutum sergilediğine işaret etti.
“Kırım işgal edildiğinde savaşmamamız çok büyük bir hataydı.” diyen Sybiha, bu hatayı “tarihi” olarak nitelendirdi.
Sybiha, “Koşulsuz ateşkese hazırız. Asla barışın önündeki engel olmayacağız. Barış istiyoruz. Uygulanabilir tekliflerimiz var.” dedi.
Ukrayna Dışişleri Bakanı, ABD’nin sürece katkısı olmadan savaşın sonlandırılmasının gerçekçi olmadığı değerlendirmesinde bulundu.
Barışın sağlanması durumunda, ABD’nin yasal olarak bağlayıcı şekilde ikili güvenlik garantileri vermesinin gerekli olduğunu söyleyen Sybiha, barışı sekteye uğratacak bir durumla karşılaşılırsa sahada askeri destek verilmesi, Ukrayna’nın Avrupa Birliği (AB) üyesi olması ve Ukrayna ordusunun caydırıcı şekilde güçlendirilmesinin önem arz ettiğini kaydetti.



