24.5 C
Lefkoşa
Ana Sayfa Kıbrıs Yılmaz: Kıbrıs Türkü’nün haklarının yok sayıldığı hiçbir girişim başarıya ulaşamayacak

Yılmaz: Kıbrıs Türkü’nün haklarının yok sayıldığı hiçbir girişim başarıya ulaşamayacak

0
30

Yusuf Bahadır AYDIN

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı töreninde yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin yer almadığı, Kıbrıs Türkü’nün haklarının ve Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarlarımızın yok sayıldığı hiçbir girişimin başarıya ulaşamayacağı bilinmelidir.” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 52’nci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende konuştu.

Yılmaz, konuşmasına Kıbrıs Türk halkını ve gazileri selamlayarak başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hükümet ve Türk milleti adına selam ve tebriklerini ileten Yılmaz, Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesinde hayatını kaybeden şehitleri rahmet ve minnetle andı.

Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52’nci yıl dönümünde Kıbrıs Türk halkıyla bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Yılmaz, “20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nızı en içten dileklerimle kutluyorum.” dedi.

Yılmaz, Kıbrıs Barış Harekatı’nın gerçekleştirilmesinde sorumluluk üstlenen dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan, Alparslan Türkeş ve diğer devlet adamlarını da rahmet ve minnetle andı.

Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesine öncülük eden Dr. Fazıl Küçük ve KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı da anan Yılmaz, 20 Temmuz 1974’te Türkiye’nin kararlı müdahalesiyle Kıbrıs Türk halkının mücadelesinin zafere ulaştığını söyledi.

“Türkiye tarihi ve hukuki sorumluluğunu yerine getirdi”

Türkiye’nin Kıbrıs Barış Harekatı ile 1960 Garanti Antlaşması’nın garantör ülkelere yüklediği tarihi, hukuki ve insani sorumluluğu yerine getirdiğini belirten Yılmaz, şunları söyledi:

“Kıbrıs Türkü’nün 1963-1974 yılları arasında yaşadığı 11 yıllık zulüm ve çile dönemi sona ermiş, kardeşlerimizin kendi vatanlarında huzur ve güven içinde yaşayabileceği şartlar tesis edilmiştir.”

Barış Harekatı’nın yalnızca Kıbrıs Türk halkına değil, Rumlara ve tüm adaya barış ve huzur getirdiğini ifade eden Yılmaz, harekatın üzerinden geçen 52 yılın Türkiye’nin müdahalesinin haklılığını ve garantörlüğünün Kıbrıs’ın huzuru açısından taşıdığı önemi açıkça ortaya koyduğunu kaydetti.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin adadaki varlığının yarım asrı aşkın süredir barış ve istikrarın temelini oluşturduğunu belirten Yılmaz, bu zeminde adanın kalkınma ve demokrasi yolunda ilerlediğini söyledi.

“Kıbrıs’ın bölgesel rekabetlerin merkezine çekilmesi istikrarı tehlikeye atacaktır”

Son dönemde bölgede yaşanan gerilimlerin fırsata çevrilerek Kıbrıs’ın yeni askeri oluşumların parçası haline getirilmek istendiğini belirten Yılmaz, bu faaliyetleri yakından takip ettiklerini ifade etti.

Yılmaz, şöyle konuştu:

“Rum lobisinin Avrupa kurumlarını istismar ederek yürüttüğü dezenformasyon girişimlerini bir kez daha kınıyor ve yok hükmünde gördüğümüzü ifade etmek istiyorum. Dün silah zoruyla yapamadıklarını bugün Doğu Akdeniz’de kurulan ittifaklar ve tarihi gerçekleri ters yüz etmeye yönelik dezenformasyon girişimleri üzerinden gerçekleştirebileceklerini sananlar büyük bir yanılgı içerisindedir.”

Kıbrıs’ın bölgesel rekabetlerin merkezine çekilmesinin taraflardan hiçbirine güvenlik sağlamayacağını vurgulayan Yılmaz, bunun yıllardır korunan istikrarı tehlikeye atacağını söyledi.

“Türkiye’nin yer almadığı, Kıbrıs Türkü’nün haklarının ve Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarlarımızın yok sayıldığı hiçbir girişimin başarıya ulaşamayacağı bilinmelidir.” diyen Yılmaz, Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya devam edeceğini belirtti.

“Kalıcı çözüm iki devletin egemen eşitliğinden geçiyor”

Kıbrıs’ta yıllardır sürdürülen müzakerelerin, Rum tarafının yönetimi ve zenginlikleri paylaşmaya, Kıbrıs Türkü’nü eşit ortak olarak kabul etmeye yanaşmaması nedeniyle sonuçsuz kaldığını ifade eden Yılmaz, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Avrupa Birliği’ne kabul edilmesinin çözümsüzlüğü beslediğini söyledi.

Yılmaz, “Kıbrıs Türkü’nü azınlık statüsüne indirgeyen ve geleceğini Rum tarafının iradesine bırakan yaklaşımlar çözüm üretmeyecektir. Kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün yolu, iki devletin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesinden geçmektedir.” dedi.

Uluslararası topluma Kıbrıs Türk halkının sesini duyma ve iradesine saygı gösterme çağrısında bulunan Yılmaz, Kıbrıs Türkü’ne yönelik izolasyon ve ambargoların sona erdirilmesini istedi.

“KKTC’nin uluslararası görünürlüğü her geçen gün artıyor”

KKTC’nin güçlü kurumları ve köklü demokrasi kültürüyle varlığını kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Yılmaz, Kıbrıs’ta iki ayrı halkın, iki ayrı demokrasinin ve iki ayrı devletin varlığına dayalı bir işbirliği zemininin bölgesel barış ve istikrara önemli katkı sağlayacağını ifade etti.

Yılmaz, KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı gibi uluslararası platformlarda görünürlüğünün arttığını belirterek, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Türk Devletleri Teşkilatı’nın Türkistan Zirvesi’ne, Başbakan Ünal Üstel’in ise Bakü’de düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Hükümet Başkanları ve Cumhurbaşkanı Yardımcıları 2’nci Toplantısı’na katılmasının bu alandaki ilerlemelerin somut göstergeleri olduğunu söyledi.

Başta Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev olmak üzere Türk dünyasının Kıbrıs Türk halkının haklı davasına verdiği desteğe teşekkür eden Yılmaz, KKTC’nin uluslararası alandaki kazanımlarını korumak ve daha ileriye taşımak için çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.

“Yeni nesillerin dünyadan koparılmasına izin vermeyeceğiz”

Kıbrıs Türk gençlerinin haksız izolasyonlar nedeniyle dünyadan koparılmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Yılmaz, “Birileri kapatmaya çalışsa da bizler yeni kapılar açacak, yolumuza devam edeceğiz.” dedi.

Gençlerin bilim, spor, sanat ve teknoloji alanlarında dünyayla buluşması için Türkiye’nin tüm kurumlarıyla KKTC’nin yanında olduğunu belirten Yılmaz, güçlü ve müreffeh bir KKTC’nin iyi yetişmiş, milli şuuru güçlü yeni nesillerin bilgi, emek ve başarılarıyla yükseleceğini ifade etti.

“2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması kapsamındaki projeler hayata geçiriliyor”

Türkiye’nin KKTC’ye yönelik desteğini kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Yılmaz, 9 Nisan 2026’da imzalanan 2026 Yılı İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması kapsamındaki projelerin KKTC makamlarıyla işbirliği içinde hayata geçirildiğini söyledi.

Yılmaz, KKTC’nin turizm, eğitim, teknoloji ve dijitalleşme alanlarında öne çıkması, tüm sektörleriyle kalkınması ve Doğu Akdeniz’de güçlü bir istikrar ve refah merkezi haline gelmesi için ortak çalışmaların süreceğini belirtti.

Türkiye’nin KKTC’nin enerji, sağlık, eğitim, ulaştırma ve bilişim başta olmak üzere birçok alandaki kalkınma mücadelesini desteklemeye devam edeceğini vurgulayan Yılmaz, “Kıbrıs’ın refah ve kalkınma mücadelesini milli davamızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.” dedi.

“Kıbrıs hiçbir zaman bir Rum adası olmayacaktır”

Konuşmasının sonunda güçlü mesajlar veren Yılmaz, Türkiye’nin desteğiyle KKTC halkının kendi vatanında, kendi bayrağı altında özgürlük, refah ve güven içinde yaşamaya devam edeceğini söyledi.

Yılmaz, “Kıbrıs hiçbir zaman bir Rum adası olmayacaktır.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye Yüzyılı aynı zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yüzyılı olacaktır.” diyen Yılmaz, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı bir kez daha kutlayarak sözlerini, “Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, yaşasın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, yaşasın hilal ile kardeşliğimiz.” ifadeleriyle tamamladı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz